
Antalya, bugün Türkiye’nin turizm başkenti olarak bilinse de binlerce yıllık bir geçmişe sahiptir. Bölge antik çağda Pamfilya, Likya ve Pisidya gibi tarihi bölgelerin kesiştiği yerdeydi. Bu zengin geçmiş, şehrin ve çevresinin her köşesinde izlerini bırakmıştır.
Kuruluş: Attaleia
Antalya, MÖ 2. yüzyılda Bergama Kralı II. Attalos tarafından kurulduğu kabul edilir ve kurucusunun adına izafeten Attaleia olarak anılmıştır. Şehir, Akdeniz kıyısındaki stratejik konumu ve doğal limanı sayesinde kısa sürede önemli bir liman kenti haline gelmiştir. Bergama Krallığı’nın ardından bölge Roma egemenliğine girmiştir.
Roma ve Bizans dönemi
Roma döneminde şehir gelişmeye devam etmiştir. Bugün Kaleiçi‘nin girişinde yükselen Hadrian Kapısı, İmparator Hadrianus’un şehri ziyareti anısına inşa edilmiştir. Bizans döneminde Antalya, Akdeniz ticaretinde ve dini yolculuklarda önemli bir liman olmayı sürdürmüştür.
Selçuklu dönemi
13. yüzyılın başında Anadolu Selçuklu Devleti şehri fethetmiştir. Selçuklular döneminde Antalya, Anadolu’nun güneydeki önemli ticaret kapılarından biri olmuştur. Şehrin simgelerinden Yivli Minare bu dönemden kalmadır. Ticaret yollarının güvenliği için inşa edilen kervansaraylar da bu dönemin önemli mirasıdır.
Osmanlı ve sonrası
Osmanlı döneminde Antalya bölgenin önemli merkezlerinden biri olmaya devam etmiştir. Kaleiçi’ndeki ahşap cumbalı evler büyük ölçüde bu dönemin mimari dokusunu yansıtır. Cumhuriyet döneminde, özellikle 20. yüzyılın ikinci yarısından itibaren turizm yatırımlarıyla Antalya hızla büyümüş ve bugünkü kimliğini kazanmıştır.
Tarihi gezmek
Antalya’nın tarihini anlamak için Kaleiçi’ndeki yapıların yanı sıra Antalya Müzesi ve çevredeki antik kentleri ziyaret etmek gerekir. Kültür gezileri için en uygun dönemler hakkında mevsime göre tatil sayfamıza bakabilirsiniz.